UMMAN GEZİSİ – Prof. Dr. Fuat İnce
Umman’a Uzay Gezisi İzlenimleri
28 Kasım 2025
Üç hafta kadar önce Umman’da davetli olarak gittiğim bir uzay etkinliğinde yer aldım. Umman (Oman) Sultanlığı, Arabistan Yarımadasının Güney Doğusunda Hint Okyanusu kıyısında bir devlet. Üç kara komşusu Yemen, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, yüzölçümü 310 000 km2, nüfusu da 5 300 000 kadardır.
Dokuz Kasım tarihinde uzay konusunda bir çalıştayda yuvarlak masa (panel) konuşmacısı ve bir oturuma başkanlık etmek üzere davet edilmiştim. Takip eden iki günde de çeşitli biçimde danışmanlık görevi yerine getirdim.
Umman birkaç yıl önce uzay konusunda bir ulusal varlık, kendi deyimleriyle bir “uzay ekosistemi”, yaratma kararı aldı. 2025 yazında da bunu hızlandırmak amacıyla OSAP (Oman Space Accelerator Program) adıyla bir program başlattı. Adından da anlaşılacağı gibi uzay çalışmalarına hız kazandırmak için başlatılan bu programda danışmanlık almak üzere bir İngiliz danışmanlık şirketi ile anlaştılar. Şirketin başlıca görevi, uzay konusunda kurulan “startup” firmalara kurs ve eğitimler vererek rehberlik etmek. Bununla ilgili görüşüm aşağıda.
Oradaki ilk günümde OSAP gözden geçirme çalıştayı vardı. Tahminen 60-70 kadar kişinin katıldığı çalıştay, Umman Uzay Programı Başkanının ve İngiliz danışman firmanın temsilcisinin açış konuşmaları ile başladı. Umman Uzay Programı, MTCIT (Ministry of Transportation, Communication and Information Technologies) yani Ulaştırma, İletişim ve Bilişim Teknolojileri Bakanlığı, bünyesinde çalışan bir şubeden oluşuyor ve yakında Umman Uzay Ajansı olarak bir üst organizasyona evrilmesi bekleniyor. İngiliz şirket, anladığım kadarıyla başka ülkelerde de uzay konularında danışmanlık yapmakta. Şirket yetkilisi konuşmasında, beş kritere göre uzay konusunda tam yetkinlikten sadece niyet belirlemeye uzanan değişik gelişmişlik düzeyindeki sekiz devleti kısaca değerlendirdi. Ardından da Umman’a onların arasında bir yer belirlemek üzere yuvarlak masada bizleri görüş bildirmeye davet etti.
Devletler: ABD, Avustralya, El Salvador, Hindistan, İngiltere, Kenya, Maldivler, Suudi Arabistan.
Kriterler: Politik Destek; Eğitim ve Araştırma; İnovasyon ve Arge; Fonlama; ve Yasal Çerçeve
Yuvarlak masada görüşlerin dile getirilmesinden sonra çalıştay dört paralel gruba ayrıldı:
(1) Uzaydan gözlem, (Earth observation, geospatial Intelligence, satellite imagery, environmental monitoring, resource mapping)
(2) Uzay üretimi ve donanımı (Space manufactoring and hardware, 3D printing, component manufacturing, rocket fuel, cubesats)
(3) Uydu iletişimi, uygulamalar ve çözümler, (Satcom applications and solutions, smart sensors, IoT integration, satellite data services, software applications)
(4) Astronomi ve Astronomi Turizmi.
Benim başkanlığımdaki Uzaydan Gözlem grubu en kalabalık olandı. Bazı bakanlıklar ve firmalardan gelen yaklaşık 20-25 kişi vardı. Konuşmalar önce daha çok çekilen sıkıntıların dile getirilmesi çevresindeydi. Veri elde etme, paylaşma, GIS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) standartları gibi konularda, devletin bir işleyiş biçimi ortaya koyması dileği ifade edildi. Benim konuyu teknolojiye çekmemle veri işleme, hiperspektral ve SAR konu edildi. Öğrendim ki bir firma Hollanda’dan bir hiperspektral sensör almış ve bununla havadan dronla jeolojik amaçlı veriler toplamakta bile. Bir başka firma da bir Güney Kore firması ile hiperspektral uydu görüşmeleri yapmış, somut teklif almış (gördüm) ve karar aşamasındadır. Bazı gruplar piyasada bilinen Uzaktan algılama ve GIS yazılımları almış ve kullanmakta. Bu arada bir gözlemim üzerine onlara tavsiyem, kullandıkları yazılımların arkasındaki matematiksel formülasyon ve mantık ile veri özelliklerini daha iyi anlamaları ve ona göre yorum yapmaları oldu.
Dört paralel oturumun 2,5 saat kadar süren toplantılarından sonra genel kurul tekrar toplandı ve her gruptaki tartışmalar ve varılan sonuçlar genele açıklandı.
Ertesi gün daveti üzerine Uzay Ajansı Programı Başkanını ziyarete gittim. Ulusal Mecliste sıra bekleyen yasası tasarısı beklendiği gibi yakında geçince, oradaki grubun Umman Uzay Ajansı olması bekleniyormuş. Konuşmamız çalıştay dışında konulara da kaydı. Bunlardan biri Etlaq firmasını Umman kıyısında kurmakta olduğu uzay limanı (space port) idi. Ben karlı bir işletme olma açısından uzay limanının gerekçesini sorgulayınca başkan o girişimi şöyle savundu. Girişimi kuranların bir Umman şirketi ve yabancı ortakları olduğunu, yabancıların bu konuda Dünyada sıkı ilişkileri bulunduğunu, onların iş getireceklerini, Umman’ın coğrafi konumunun fırlatma için çok uygun olduğunu, başta komşuları olmak üzere dünyadaki tüm devletlerle iyi ilişkiler içinde olduğunu, güvenilir ve stabil bir rejime sahip olduklarını söyledi. Arkasından da Türkiye’nin Somali’de kurmak istediği uzay üssünün politik ortamın güvenilir olmaması nedeniyle Dünyadan itibar ve talep görmeyeceği yorumunda bulundu.
Başkana kendilerine ait bir takviyeli seyrüsefer (augmented GNSS) sistemi geliştirebilecekleri konusunda öneride bulundum. Daha önce düşünmediğini ama dikkate alacağını söyledi.
Gündeme getirdiğim bir başka konu da fırlatılacak yörüngelerin eğim açısının önemi oldu. Dünya coğrafyasında Umman’ın ilgi bölgesinin alçak enlemler olması varsayımı ile, yüksek eğim açısındaki yörüngelerin uyduların verimsiz kullanımına yol açığını başkana ve daha sonra diğer ilgilenenlere de anlattım. Ancak alçak eğim açılı fırlatmaların muhtemelen özel (dedicated) fırlatma olacağı için maliyetinin, SSO (Güneş Eşzamanlı) veya yüksek eğim açılı paylaşımlı “rideshare” fırlatmalara göre çok daha yüksek olabileceği konuşuldu. Vardığımız sonuca göre, ucuz fırlatma ama verimsiz kullanım ile, pahalı fırlatma ama verimli kullanım arasında bir denge bulunur ve her durumda bunun ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Uzay Programı Başkanı dışında, zamanımı iki gün boyunca beni davet eden firma çalışanları ve diğer bir iki firma ile MTCIT bakanlığından oraya gelen ilgililerle görüştüm. Tahminen 10-12 kişi ile görüşmüş olabilirim. Ağırlıkla uzaktan algılama olmak üzere, füzeler, SAR, seyrüsefer uyduları dahil uzayın hemen her konusunda konuştuk, görüşlerim soruldu, tavsiyelerim alındı. Ayrılmadan önce firma CEO’su da benimle görüştü, çok yararlandıklarını ve teşekkür ettiklerini söyledi.
Umman’da görüştüğüm her kuruluş ve kişide uzayla ilgili çok istekli ve hevesli bir yaklaşım gördüm. Öğrenmek, uygulamak ve ülkelerine yararlı olmayı amaçladıkları açıktı.
Yakında Umman Uzay Ajansı olacak olan grubun, her paydaşın katılımına açık, bir çalıştay düzenlemesini ve onlarla görüş alışverişinde bulunmasını son derece değerli buldum. Bunu Türkiye’de rastlanmayan ama özlenen bir etkinlik olarak görüyorum.
Fakat İngiliz danışmanlık şirketi ile ilgili beni şaşırtan bir olumsuz gözlemim oldu. Gördüğüm kadarıyla şirketin yeni kurulan firmalara verdiği rehberlik ve eğitim, teknolojik konularda değil, yönetim, organizasyon, dış ilişkiler, pazarlama, finans gibi konuları kapsıyor. Çalışanların uzaktan algılama ve GIS konularında eğitime ihtiyaçları olduğunu gözlemledim. İlginç olan bunu sanki ilk ben dile getirmiş gibiydim.
Umman’ın uzay teknolojilerinde gelişme stratejisi, alttan başlıyor. Yani küçük firmaları ve bakanlıklarda küçük grupları eğiterek ve destekleyerek, yaygın bir “uzay ekosistemi” yaratmak isteniyor. Bu amaçla bir iki büyük firmayı geliştirmek değil, fikir sahibi gençlerin uzay alanında “startup” firma kurmaları ve cesaretlendirilmeleri öngörülmüş. Küçük projelerle ve dış ilişkilerle bunların gelişmesi, büyümesi isteniyor. Bazı büyük projelerle değil, tabandan yayılan, ayakları yere basan, doğrudan ülke yararına olacak projelerle yapmak istiyorlar.
Umman’da oluşmakta olan “Uzay Ekosistemine” başarılar diliyorum.
İLETİŞİM: koc@hedefkoc.com




